Hipertansiyon Tanı Ve Tedavisi
Hipertansiyon, kanın damar duvarına uyguladığı basıncın uzun süre boyunca normalden yüksek olması durumudur. Toplumda oldukça sık görülmesine rağmen çoğu zaman belirti vermediği için “sessiz hastalık” olarak da adlandırılır.
Kontrol altına alınmayan hipertansiyon; kalp krizi, kalp yetmezliği, inme, böbrek hastalığı ve damar hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarının riskini artırabilir. Bu nedenle erken tanı ve uygun tedavi büyük önem taşır.
Hipertansiyon Tanısı Nasıl Konulur?
Tek bir yüksek tansiyon ölçümü her zaman hipertansiyon tanısı koymak için yeterli değildir.
Tansiyonun uygun koşullarda ve doğru teknikle tekrarlayan ölçümlerle değerlendirilmesi gerekir.
İlk değerlendirmede tansiyonun her iki koldan ölçülmesi önemlidir. Daha sonraki takiplerde ise ölçümün, tansiyonun daha yüksek olduğu koldan yapılması tercih edilir.
Gerektiğinde tanıyı kesinleştirmek amacıyla:
- Evde tansiyon takibi
- 24 saatlik ambulatuvar tansiyon ölçümü
- Doktor tarafından yapılan tekrarlayan klinik ölçümler
kullanılabilir.
Özellikle “beyaz önlük hipertansiyonu” ve maskeli hipertansiyon gibi durumların belirlenmesinde ev ve ambulatuvar tansiyon ölçümleri oldukça değerlidir.
Hipertansiyon Tedavisinde Amaç Nedir?
Tedavinin temel amacı yalnızca tansiyonu düşürmek değil, kalp-damar hastalıkları ve diğer organ hasarlarının gelişme riskini azaltmaktır.
Tedavi planı hazırlanırken kişinin:
yaşı, mevcut tansiyon değerleri, diyabeti, böbrek fonksiyonları, kolesterol düzeyleri, kalp-damar hastalıkları ve diğer risk faktörleri birlikte değerlendirilir.
Bu nedenle her hipertansiyon hastası için aynı ilaç veya aynı tedavi yaklaşımı uygun olmayabilir.
İlaçsız Tedavi Önemli mi?
Evet. Hipertansiyon tedavisinin önemli bir bölümünü yaşam tarzı değişiklikleri oluşturur.
Özellikle:
- Tuz tüketiminin azaltılması
- Fazla kiloların verilmesi
- Düzenli fiziksel aktivite
- Sebze ve meyveden zengin, dengeli beslenme
- Sigaranın bırakılması
- Alkol tüketiminin sınırlandırılması
- Yeterli ve düzenli uyku
- Stresin kontrol edilmesi
kan basıncının düşürülmesine yardımcı olabilir.
Ancak yaşam tarzı değişiklikleri yapılması, doktor tarafından başlanmış tansiyon ilaçlarının kişinin kendi kararıyla bırakılması anlamına gelmez.
Hipertansiyon İlaçları Nelerdir?
Hipertansiyon tedavisinde farklı ilaç gruplarından yararlanılır. Bunlar arasında:
ACE inhibitörleri, ARB grubu ilaçlar, kalsiyum kanal blokerleri, idrar söktürücü ilaçlar ve beta blokerler bulunmaktadır.
Hangi ilacın veya ilaç kombinasyonunun kullanılacağı hastanın özelliklerine göre belirlenir.
Bazı hastalarda tek ilaç yeterli olabilirken, birçok hastada tansiyonu hedef değerlere ulaştırmak için birden fazla ilacın birlikte kullanılması gerekebilir.
Tansiyon İlacını Bırakmak Doğru mu?
Tansiyonun normale gelmesi, hipertansiyonun tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmeyebilir. Çoğu hastada tedavinin uzun süre, hatta yaşam boyu devam etmesi gerekebilir.
İlaçların doktor önerisi olmadan azaltılması veya bırakılması, tansiyonun yeniden yükselmesine ve uzun dönemde kalp, beyin ve böbrek gibi organların zarar görmesine neden olabilir.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?
Tekrarlayan ölçümlerde tansiyon yüksek çıkıyorsa, hipertansiyon açısından doktor değerlendirmesi yapılmalıdır.
Özellikle yüksek tansiyona göğüs ağrısı, nefes darlığı, şiddetli baş ağrısı, görme bozukluğu, konuşma bozukluğu veya kol-bacakta güçsüzlük gibi belirtiler eşlik ediyorsa acil tıbbi değerlendirme gerekir.
24 saatlik Tansiyon takibi (Ambulatuar Kan Basıncı takibi) ile Hipertansiyon tanısı en doğru şekilde konulabilmekte ve ilaç tedavisinin etkinliği değerlendirilebilmektedir.
(Bilgilendirici içeriktir)